Social Innovation - Teknoloji

Dünya daha kentsel hale geldikçe şehirler, binaları yaymaktan ziyade giderek artan biçimde yükseltiyor. Ancak insanlar bu muazzam yüksekliklere nasıl taşınabilir?
Araştırmalar, daha mutlu ofisin, daha üretken bir ofis olduğunu göstermektedir. Peki, gerçekte çalışanları mutlu eden nedir? Kahve makinesi başında kısa molalar? Günlük programda daha az toplantılar? Patron eve gittiğinde? Bu, tüm işletmelerin boğuştuğu genel bir sorundur ve yeni bir yapay zekâ ürünü bir yanıta sahip olabilir.
1690'lı yıllarda, Caspar Neumann adında bir teolog, o zamanlar Aşağı Silezya'dan bulunan Breslau kentinde 1687 ve 1691 yılları arasındaki doğum, evlilik ve ölüm sayılarını topladığı bir dizi kaydı Londra Kraliyet Topluluğu sekreterliğine göndermiştir. Sekreter, bu materyali Edmund Halley ismindeki bir matematikçi ve gökbilimciye vermiştir ve Halley, bu materyali insanların ölüm yaşlarını içeren bir tablo olarak derlemiş ve böylelikle bir insanın olası ortalama yaşam beklentisini yaşlarına bağlı olarak bulmuştur. Tarihte kullanılan ilk sigorta bilgileri olan bu ortaya çıkan “yaşam tablosu”, belirli bir tutarda ödenmesi gereken yıllık ödeneği hesaplamak amacıyla kullanılmıştır.
Bir zamanlar yalnızca Azınlık Raporu (Minority Report) gibi bilim kurgu filmlerinde görülen bir teknoloji olan biyometri, tüketicilerin ve işletmelerin biyometrinin sağladığı avantajların farkına varması ile hak ettiği yere gelmektedir.
Kulumuz kölemiz olacak robotlara sahip olmaktan halen birkaç yıl uzakta olsak da, Yapay Zeka (AI), iş yerinde şimdiden büyük bir etkiye sahip oldu. Bazı eleştirmenler insanların işlerini kaybedeceğinden korksa da gerçekteki uygulama, bir arada çalıştıkları takdirde insanların ve robotların son derece etkili ve pozitif sonuçlar üretebileceğini kanıtlamıştır.